Bölüm 2 – Kurban

Neler demiştik Kurban için, bir hatırlayalım.
Kurban rolünün tipik duruşu: “Zavallı Ben”dir.
Kurban kendisini mağdur, ezilmiş, çaresiz, umutsuz, güçsüz, utanç içinde hisseder. Karar veremez, sorunları çözemez, hayattan zevk almaz, içgörü oluşturamaz. Kurban mağdur olacak herhangi bir duruma maruz kalmazsa, kendisini mağdur edecek bir Yargılayıcı ve sonrasında da bu olumsuz duygularını, mağduriyetini devam ettirecek bir Kurtarıcı arar ve bulur.
Kurban rolünde aslında kişi arzu ettiği, ihtiyaç duyduğu ilgiye kavuşur, yaptığının ya da yapmadığının sorumluluğunu almaz, sonuçlarını üstlenmek zorunda kalmaz. Kurban mağdurdur, haksızlığa uğramıştır. Hep başkaları hatalıdır. Başkalarının üzerine gelmesi, haksızlık yapması, anlayışsız davranması şikâyet edip mağdur olmasına yol açar. Kurbanın mutlak yardıma ihtiyacı vardır.

Hayatta elbette ki herkesin başına gerçekten kötü şeyler gelebilir. İşten çıkartılabilirsiniz, mobbinge uğrayabilirsiniz, dolandırılabilirsiniz. Kontrolünüz dışında gelişen böyle olaylara maruz kaldığınızda elbette ki kendinizi kötü hissedersiniz. Bu da son derece normaldir. Bu olaylarda sizin hatanız ya da sorumluluğunuz yoktur. Siz sadece maruz kalmışsınızdır. Hatta arada bir kendinize acıyabilirsiniz bile. Boşanmışsınızdır, bir sevdiğinizi uğurlamışsınızdır. Bu tür yaşanmışlıklar karşısında kendinizi güçsüz hissetmeniz de son derece normaldir.

Ama hayatta devamlı başınıza bir şeyler geliyorsa, hakketmediğiniz halde hep olumsuzluklara maruz kalıyorsanız, hayatta hep bir şeyler sizin kontrolünüz dışında sıkıntılı oluyorsa ve siz bu haksızlıklar karşısında size şefkat, hoşgörü ve yardım ile yaklaşılması gerektiğini düşünür, daha iyisini hakkettiğinizin desteklenmesini bekliyorsanız, siz kurban rolüne bürünmüşsünüz demektir. Temelde kurban rolü kendiniz ve hayatınız için sorumluluk almaktan kaçmanızı sağlar. Hayatınızda hiçbir şeyi değiştiremeyeceğinizi düşünürsünüz. Gücünüz olmadığına, hassas ve kırılgan olduğunuza inancınız sayesinde çözümcül davranmanız gerekmez. Bir kurban olarak bir duruma baktığınızda sadece neyin mümkün olmadığını ve bunun için kimi ya da neyi suçlayacağınızı görürsünüz.

Öte yandan sağlıklı bir insan tesadüfen yaşadığı kötü deneyimlerin dışında yaşadıklarının kendi seçimlerinin sonucu olduğunu bilir ve gerektiği yerde farklı seçimler yapacak güce sahip olduğunun farkındadır. Bir haksızlık olduğunda bunun hak etmek ya da hak etmemek ile ilgisi olmadığının farkındadır.

Bir dönüp bakın kendinize bakalım, siz de kurban rolünü benimsemiş ve içinde yol alıyor olabilir misiniz?
1. Kendinize acır mısınız?
2. Manipülatif misiniz?
3. Başkalarının duygusal olarak zorlayan tarzda mıdır ilişkileriniz?
4. Hayatın bir yerinde harekete geçmeden öylece duruyor olabilir misiniz?
5. Bariyerler oluşturur musunuz?
6. Çevrenizdekilere güvenmekte zorluk yaşar mısınız?
7. Kendinizi başkalarıyla kıyaslamaktan alamıyor musunuz?
8. Hayatınıza dönüp bakınca kendinizi memnuniyetsiz mi hissediyorsunuz?
9. Çevrenizdekilerle kolayca gerginlik yaşayabiliyor musunuz?
10. Çözümlere yönelmek yerine devamlı şikâyet mi edersiniz?
11. Sorumluluk almaktan kaçınıyor musunuz?

Kurban rolünü seçmenizin nedenleri neler olabilir? Bir bakalım.
Kurban gibi davranmanın aslında avantaj gibi görünen sonuçları da olabilir:
• Hayatınızdaki için hiçbir şey için sorumluluk almanız gerekmez.
• Devamlı şikâyet edebilir ve ilgi, şefkat görebilirsiniz
• Çevrenizdekiler sizin için üzülür ve ilgi, şefkat gösterir
• Çevrenizdekiler sizi daha az eleştirir ya da üzer
• Çevrenizdekiler kendilerini size yardım etmek ya da istediklerinizi yapmak zorunda hissederler
• Başınıza gelen “talihsiz” olayları anlatabilir ve yine ilgi, şefkat alabilirsiniz
• Hayatınızda daima bir drama vardır, canınız hiç sıkılmaz
• Üzüntüleriniz, kırgınlıklarınız, mağduriyetinizle o kadar meşgulsünüzdür ki hiç öfke hissetmezsiniz
Özetleyecek olursak, çevreniz sizinle ilgilenir, size şefkat gösterir, kendinizi değerli hissetmenizi sağlar ve aslında çevrenizi yönetmek için nasıl bir güce sahip olduğunuzu görürsünüz.

Kurban rolünün ardındaki gizil güç
Kurban rolünün size güç getiriyor olmasına şaşırdınız mı? Halbuki kendinizi nasıl da berbat bir hayatınız olduğuna ikna etmişsiniz.
Çevrenizdekilerin sizin için üzülüyor olmaları aslında onları ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi karşılamaları için kolayca manipüle edebilmenizi sağladığı bir gerçek. Bu istek ve ihtiyaçlar bazen sizin için bakkaldan bir şey almak olabileceği gibi kırılganlığınız, duygusallığınız, zayıflığınız nedeniyle size iyi davranılması, sizden zor görevler istenmemesi ya da sizi terk etmemesi gibi daha derin ve çıkarınıza uygun olabilir.

Peki, neden bu rolü seçiyorsunuz?
Çoğu davranış paterni gibi, bu kurban rolü üstlenme de çocukluğa kadar uzanan bir paterndir.
• Büyürken yakınınızdaki yetişkinlerden en az biri muhtemelen bu roldedir. Anne ya da babanız örneğin dışarıdaki dünyanın kendisine nasıl haksızlık ettiğini, nasıl kırıldığını, nasıl mağdur edildiğini, nasıl yardıma muhtaç kaldığını, nasıl hiçbir problemi çözmeye güdü yetmediğini anlattıysa siz büyürken, siz de doğal olarak bu kurban rolünün çevreden ilgi almak ve çevreye isteklerini yaptırmak için ciddi bir kişisel güç, avantaj getirdiğini öğrenmişsinizdir.
• Kurban rolünde olmanın ilgi, sevgi alarak büyüyebilmenin tek yolu olduğunu öğrenmişsinizdir. Malum, hepimiz büyürken sevgi, kabul ve onaya ihtiyaç duyarız. Bu ihtiyaçlarımız bakım verenimiz tarafından normal yollarla ve normal seviyede doyurulmazsa, bu ihtiyaçları karşılamanın farklı yollarını bulmanız gerekmiş olabilir. O yollardan birisi de sevgi, kabul ve onay almanın, ilgiye doymanın tek yolunun hasta, zayıf, kırılgan olmak ya da başınıza hep “talihsizlikler” gelmesi olduğunu düşünmüş ve bunu seçmiş olmanızdır.

Kurban rolüne büründüğünüzü fark ederseniz, ne yapmalısınız?
1. Neden bu role tutunduğunuzu bulun.
2. İhtiyaçlarınızın karşılanmasını sağlamak için ne tür manipülatif davranışlar seçtiğinizi görün.
3. Üstünü örttüğünüz olumsuz duyguları keşfedin. Bu olumsuz duygular ile nasıl baş edeceğinizi ya da birlikte yaşayacağınızı öğrenin.
4. Bağımsız davranmayı, karar vermeyi, seçmeyi öğretin kendinize.
5. Kendinizden emin olun. Mutlu ve başarılı olmayı kendinize hak görün.
6. Kendinizi zincirlerinizden kurtarın. Potansiyelinizin ortaya çıkmasına izin verin.
7. Hayatınızdaki olumlulara bakın.
8. Her gün teşekkür edeceklerinize odaklanın.

Bu patern öğrenilmiş bir patern olduğu için değiştirilebilir. Bu süreçte profesyonel destek almanız, bu paternin üstünü örttüğü öfke, üzüntü, utanç, korku gibi zorlu duygularla daha az zorlanarak yüzleşmenizi sağlar.

Kurban rolünden çıkın. Kontrolü ele alın. Aktif olarak hayatınızda rol alın. İstedikleriniz için çaba gösterin.

Unutmayın, hayatınızın kontrolünü istediğiniz zaman elinize alabilir ve hayatınızın nereye yönleneceğine siz karar verebilirsiniz.

Dr.phil. R. Meltem KAVCAR SIRMALI
14 Aralık 2020

Arama

+