Terapi

Bir Gün Bir Narsist ile Bir Empat Karşılaşmışlar…

Bir empat ile bir narsist karşılaşıp bir ilişki yaşamaya başladığında ortaya toksik bir ilişki çıkar. Empat yardım etmek ve karşısındakinin acısını dindirmek ister. Narsist de bu harika duygusal dengeleyici desteği almaya öyle isteklidir ki, bu mutluğunu elinden geldiğince sürdürmek ister. Empat insanları dinler, teselli eder. Başkalarının sorunlarına karşı gereksiz bir sorumluluk hisseder. Sevgi dolu, sezgisel, …

Bir Gün Bir Narsist ile Bir Empat Karşılaşmışlar… Devamı »

Boşanma

Boşanma, siz değil de eşiniz istiyorsa, yaşadığınız en stresli, duyguların inişli çıkışlı olduğu travmatik bir süreçtir. Zaten zordur ayrılık, hele de bu ayrılık bir evliliğin sonu ise. Herkes elbette ki birbirinden farklıdır ve farklı duygular yaşar. Ancak kim olursanız olun ve boşanmayı hangi taraf istemiş olursa olsun, her iki tarafın da hayatı kökten değişir hele …

Boşanma Devamı »

Özsabotaj – Siz de kendinizi sabote edenlerden misiniz?

Gittikçe artan oranda duymaya başladığımız bir ifade “Özsabotaj”, kişinin kendi hedeflerini ve değerlerini baltalaması olarak tanımlanabilir. Başka bir deyişle ortada hayatınız için gerçekten istediğiniz ve iyi olacak bir durum varken bu hedefle doğrudan çelişen bir hareket yaparsınız bilinçli ya da bilinçsiz olarak. Davranışlarınız yaşamınızda problemlere yol açıyor ve uzun vadeli hedeflerinizle ters düşüyorsa, kendinizi sabote …

Özsabotaj – Siz de kendinizi sabote edenlerden misiniz? Devamı »

Özşefkat

Özşefkatin bir başkasına gösterdiğiniz şefkatten hiçbir farkı yok aslında, sadece başkası yerine kendinize gösteriyorsunuz şefkati. Bir başkasına şefkat gösterebilmek için öncelikle onun durum karşısında ne kadar zorlandığını, hatta acı çektiğini kavrayabilmelisiniz. Yolda yürümekte zorluk yaşayan birisini gördüğünüzde, o kişinin ne kadar zorlandığının farkına bile varmadan yolunuza devam ediyorsanız, doğal olarak şefkat de hissedemezsiniz. Şefkat, başkalarının …

Özşefkat Devamı »

Bölüm 5 – Dramadan Çözümcüllüğe

Drama Üçgeni’nin nasıl sıkıntılar oluşturduğunu önceki yazılarımda anlatmıştım. Drama Üçgeni’nde ne Kurban ne Kurtarıcı ne de Yargılayıcı hayatından memnundur. Bu sistemden kurtulmak için yeni bir yaklaşım oluşturmak doğru olacaktır. Çevremiz, yetiştirilme tarzımız, rol modellerimiz çatışmaları nasıl yöneteceğimizi ve çözümcül mü yoksa dramanın bir parçası mı olacağımızı belirler. Bu dönüşümü başarabilmek için öncelikle farkındalığa ihtiyaç vardır. …

Bölüm 5 – Dramadan Çözümcüllüğe Devamı »

Bölüm 4 Yargılayıcı

Neler demiştik Yargılayıcı için, bir hatırlayalım. Yargılayıcı rolünün tipik duruşu ise: “Hepsi senin suçun”dur. Yargılayıcı kontrolcü, suçlayan, eleştiren, baskıcı, öfkeli, otoriter, katıdır, kendini üstün görür. Bu üçgendeki güçlü taraf gibi görünür. Kurbanı bulur, yakınlarda yoksa birini seçer ve kurban haline getirir. İşler istediği gibi gitmezse öfkelenir. Aslında Yargılayıcının öfkesi korku, utanç ve yetersizliğin, güçsüzlüğün dışavurumudur …

Bölüm 4 Yargılayıcı Devamı »

Bölüm 3 – Kurtarıcı

Kurtarıcı için neler dediğimizi bir hatırlayalım. Kurtarıcı rolünün tipik duruşu ise: “Yardım etmeme izin verin”dir. Kurtarıcı, kurtarmazsa, yardım etmezse kendilerini kötü hisseder. Bu yardım etmenin, kurtarmanın sıkıntılı bir yan etkisi vardır; kurbanı bağımlı kılar. Kurbanın başarısız olmasına, seçimlerinin sonuçlarını yaşamasına izin vermez Kurtarıcı. Böylelikle odağını Kurbanlara yönlendirerek kaygılarını, sorunlarının üstünü örter. Kurbanın sıkıntıları ve ihtiyaçları …

Bölüm 3 – Kurtarıcı Devamı »

Bölüm 2 – Kurban

Neler demiştik Kurban için, bir hatırlayalım. Kurban rolünün tipik duruşu: “Zavallı Ben”dir. Kurban kendisini mağdur, ezilmiş, çaresiz, umutsuz, güçsüz, utanç içinde hisseder. Karar veremez, sorunları çözemez, hayattan zevk almaz, içgörü oluşturamaz. Kurban mağdur olacak herhangi bir duruma maruz kalmazsa, kendisini mağdur edecek bir Yargılayıcı ve sonrasında da bu olumsuz duygularını, mağduriyetini devam ettirecek bir Kurtarıcı …

Bölüm 2 – Kurban Devamı »

Bölüm 1 – Drama Üçgeni

İnsan doğal olarak uyum arar, çatışmalardan kaçmak ister. Ancak malum gerçek hayat pek de öyle işlemiyor. İnsanın olduğu yerde çatışma kaçınılmaz şekilde gelişir. Bir çatışma sırasındaki genel davranış biçimimizi tanımlayan bir terimdir “Drama Üçgeni”. Kişinin stresli, duygusal ya da çatışmalı durumlarda üstlendiği ve aralarında geçiş yapabileceği rolleri tanımlamak için Steven Karpman tarafından 1960’larda oluşturulmuş bir …

Bölüm 1 – Drama Üçgeni Devamı »

Duygu Özürlü Partnerleri Seçmekten Kendimizi Nasıl Kurtarırız?

Önce duygu özürlüleri tanımlamış sonra da neden durup durup yanlış partneri seçtiğimiz konusunda konuşmuştuk. Bugün de gelin duygu özürlü partnerleri seçmekten nasıl kendimizi kurtaracağımızı konuşalım. Tekrar tekrar duygu özürlü partnerleri seçiyor olmanızdaki tek ortak paydanın kendiniz olduğunun farkında mısınız? Bu farkındalık tedirgin edici olduğu kadar gücünüzü de hissetmenizi sağlayacaktır. Bu da demektir ki bu patern …

Duygu Özürlü Partnerleri Seçmekten Kendimizi Nasıl Kurtarırız? Devamı »